En az kaç gr mehir istenir ?

Samuag

New member
Burada çiftlerin özellikle dikkat etmesi gereken nokta şu:

“100 gram altın mehir.”

demek tek başına yeterince açık olmayabilir.

“100 gram altın, bunun 20 gramı peşin, 80 gramı beş yıl sonra”

gibi net bir anlaşma çok daha anlaşılırdır.

Daha da iyisi, ödeme koşullarını yazılı hale getirmektir.

Çünkü insan hafızası garip bir şeydir. Nikâh günü herkes “Tabii ki hatırlıyorum” der. Üç yıl sonra biri:

“Sen 100 gram demiştin.”

der.

Diğeri:

“Yok, 50 gramdı.”

der.

Sonra aile WhatsApp grubu tarih araştırma merkezine dönüşür.

Mehir Belirlenmezse Ne Olur?

İlginç olan şu ki, mehir miktarının nikâh sırasında belirlenmemiş olması meselesi de fıkıhta ayrıca ele alınmış.

Diyanet'in açıklamasına göre Hanefî yaklaşımında mehir nikâhın sonuçlarından biridir. Nikâh sırasında miktarı belirlenmemişse kadın, şartları oluştuğunda mehr-i misil, yani emsal mehir hakkına sahip olabilir. Bu miktarın belirlenmesinde kadının konumuna ve kendisine denk kadınların aldığı mehir gibi ölçütler dikkate alınır. High Board of Religious Affairs+1

Bu bilgi aslında “Nasıl olsa mehir konuşmadık, demek ki yok” düşüncesinin doğru olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla mehir konusu konuşulmadığında mesele sihirli biçimde ortadan kaybolmuyor.

Tam tersine, ileride daha büyük bir belirsizlik meydana gelebiliyor.

Boşanma Olursa Mehir Ne Olur?

Konunun en ciddi taraflarından biri de burada ortaya çıkıyor.

Diyanet'in güncel fetvalarında, nikâh sonrasında zifaf veya sahih halvet gerçekleşmişse ve belirlenmiş bir mehir varsa, belirlenen mehrin tamamının kadına ait olduğu belirtiliyor. Zifaf veya sahih halvet gerçekleşmeden boşanma durumunda ise belirlenmiş mehrin yarısının verilmesi gerektiği ifade ediliyor. High Board of Religious Affairs+1

Örneğin nikâhta 200 gram altın mehir olarak belirlenmiş olsun.

Evlilik, zifaf gerçekleşmeden sona ererse Diyanet'in aktardığı Hanefî çerçevede belirlenen mehrin yarısı, yani 100 gram gündeme gelir.

Ancak zifaf veya sahih halvet gerçekleşmişse ve mehir önceden belirlenmişse tamamı söz konusu olur. High Board of Religious Affairs

İşte bu nedenle mehir, “Düğünde söylenen sembolik bir rakam” diye görülmemeli.

Gerçek hukuki ve dinî sonuçları bulunan bir haktır.

Mehir Hiç Ödenmeden Eş Vefat Ederse?

Bu da insanların genellikle aklına gelmeyen ama önemli bir ayrıntı.

Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu, kadının henüz almadığı mehrin onun mal varlığı içinde değerlendirilmesi gerektiğini; kadın vefat ettiğinde ödenmemiş mehrin mirasçılarına intikal edeceğini belirtiyor. High Board of Religious Affairs

Yani “Sonra veririz” diye ertelenen mehir, sırf zaman geçti diye buharlaşmıyor.

Bu nedenle mehir miktarının ve ödeme biçiminin açıkça belirlenmesi, yalnızca evlilik devam ederken değil, olası hukuki ve mali durumlarda da önem taşıyor.

Peki 5 Gram mı, 50 Gram mı, 500 Gram mı?

Burada bence soruyu biraz değiştirmek gerekiyor.

“En az kaç gram istemeliyim?”

yerine:

“Benim için adil ve uygulanabilir olan mehir nedir?”

diye sormak daha anlamlı.

Çünkü 5 gram isteyen bir kadın da olabilir, 100 gram isteyen de.

Bir kadın için mehir, gelecekte karşılaşabileceği ekonomik belirsizliklere karşı bir güvence olabilir. Başka biri için daha sembolik bir anlam taşıyabilir.

Bir başka kadın ise:

“Ben altın istemiyorum, eğitim masrafım karşılanacak”

diyebilir.

Önemli olan tarafların ne üzerinde anlaştığını açıkça bilmeleri.

Erkeğin açısından da mesele yalnızca “En düşük rakamı nasıl bulurum?” olmamalı.

“Taahhüt ettiğim şeyi gerçekten yerine getirebilir miyim?”

sorusu daha stratejik bir soru.

Çünkü karşı tarafın hakkını kabul etmek başka, ödeyemeyeceğin bir rakamı gösteriş uğruna söz vermek başka.

Düğünde 500 gram demek kolay olabilir.

500 gramı gerçekten ödemek ise başka bir hikâyedir.

Yüksek Mehir İstemek Her Zaman Daha İyi midir?

İşte burada forum tartışması kızışabilir.

“Ne kadar yüksekse kadın o kadar güvende.”

diyen olabilir.

“Ödenmesi mümkün olmayan mehir anlamsızdır.”

diyen de çıkabilir.

İkisinde de düşünmeye değer taraflar var.

Çünkü mehir, yalnızca rakamın büyüklüğüyle anlam kazanan bir sistem değil. Tarafların mali durumunu, toplumdaki örfü, kadının hakkını ve ödeme koşullarını birlikte değerlendirmek daha sağlıklı.

Diyanet kaynaklarında da mehir için yalnızca miktar değil, ödeme zamanı ve belirlenmemesi hâlinde emsal mehir gibi konuların ayrıca ele alındığını görüyoruz. High Board of Religious Affairs

Bu yüzden “100 gram kesinlikle iyidir, 10 gram kesinlikle kötüdür” şeklindeki değerlendirmeler fazlasıyla yüzeysel kalabilir.

Bazen 20 gram altın gerçekten ödenebilir ve açıkça kararlaştırılmıştır.

Bazen 200 gram yazılmıştır ama herkes bunun nasıl ödeneceğini bilmiyordur.

Hangisi daha sağlıklıdır?

İşte forumda tartışılmaya değer soru tam da bu.

Mehir Konuşurken Romantizm Nereye Gidiyor?

Aslında hiçbir yere gitmiyor.

Tam tersine, sağlıklı bir konuşma romantizmi azaltmak yerine güveni artırabilir.

Çünkü evlilik yalnızca:

“Birbirimizi seviyoruz.”

cümlesinden oluşmuyor.

Birlikte kira ödemek, faturaları konuşmak, hastalıkta birbirine destek olmak, çocuk konusunda karar vermek, ailelerle sınır koymak, ekonomik sıkıntıları paylaşmak gibi pek çok gerçek hayat meselesi var.

Mehir konuşması da bunlardan bir tanesi.

Bence en güzel yaklaşım şu:

Kadın hakkını açıkça söylesin.

Erkek de ekonomik durumunu açıkça anlatsın.

Sonra ikisi birlikte makul, net ve uygulanabilir bir karar versin.

Burada pazarlık yapılması illa sevgisizlik anlamına gelmez.

Aksine, bazen açıkça konuşabilmek sevginin en olgun hâlidir.

Forumun Asıl Sorusu: Mehir Bir Rakam mı, Güven Sözleşmesi mi?

Belki de “En az kaç gram mehir istenir?” sorusunun en ilginç tarafı burada.

Çünkü gram hesabıyla başlayan konuşma aslında güven, sorumluluk ve adalet konularına kadar uzanıyor.

Bir gram altın küçümsenecek bir şey değildir.

Yüz gram altın da otomatik olarak mükemmel bir mehir değildir.

Bin gram altın yazmak da tek başına daha iyi bir evlilik garantisi vermez.

Mehir, kadının evlilikten doğan mali hakkıdır. Dinî kaynaklarda bunun farklı mezheplere göre alt sınırları konusunda farklı görüşler bulunur; Hanefîlerde 10 dirhem, Mâlikîlerde 3 dirhem gümüş, Şâfiî ve Hanbelîlerde ise belirlenmiş bir alt sınır bulunmadığı aktarılır. High Board of Religious Affairs

Dolayısıyla “En az şu kadar gram altın şarttır” demek doğru ve mezhepler üstü bir ifade değildir.

Asıl yapılması gereken, hangi mezhebin görüşünün esas alındığını, neyin mehir olarak belirlendiğini, miktarı, ödeme zamanını ve şartlarını açıkça konuşmaktır.

Ve belki de evlenmeden önce birbirine sorulabilecek en değerli soru şudur:

“Sana ne kadar mehir vereceğimden önce, evlilik boyunca hakkını nasıl koruyacağımı hiç konuştuk mu?”

Çünkü 10 gramın hesabını yapmak kolay.

Asıl mesele, verilen sözün gramla ölçülemeyen kısmında başlıyor.
 
Üst